Proje ve Planlar

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ VE SİT ALANLARININ KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN GEREKLİ PROJELER VE PLANLAR NELERDİR?

Taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için iki değişik ölçek ve nitelikte belge hazırlanır. Tek yapı yada yapı grubu ölçeğinde hazırlanan belgeler rölöve-restitüsyon ve restorasyon projeleri ile bunları tamamlayıcı nitelikte olan yazılı ve görsel dokümanlar, sit alanı ölçeğinde hazırlanan belgeler ise koruma amaçlı imar planlarıdır.

RÖLÖVE-RESTORASYON PROJESİ NEDİR? STANDARTLARI NELERDİR?

Kültür varlıklarının koruma-onarımı çalışmalarının gerçekleşmesi için birbiri ile bütünleşen ve zamanla birbiri içine giren bir sürece gereksinimi vardır. Farklı disiplinlerin birlikteliği ile oluşturulan belgeleme, inceleme, araştırma sonucunda oluşturulan yapıda yapılacak müdahaleleri, kullanımları ve uygulama detaylarını içeren mimari proje süreci planlanması gereken bir süreçtir. Ayrıca onarılacak yapıya bir bütün olarak genelde bakılması, sadece belirli sorunların çözümüne bağlı noktasal çözümler aramaktan kaçınılması gerekmektedir. Bu husus, önceden belirlenmiş bir planlama ile geçerli olabilir.

1. BELGELEME AŞAMASI

Belgeleme, kültür varlıklarının mevcut durumunun değişik ölçek ve nitelikte (çizimler yada fotoğraf gibi diğer grafik anlatım, sayısallaştırılmış belgeler vb.) saptanması olarak tanımlanabilir.
Yapı yada alanların incelendiği zamandaki mevcut durumlarına ilişkin bilgi ve belgenin üretildiği belgeleme aşaması tüm sürecin (mimari proje ve uygulama) temelini oluşturur. Mimari etüt sonucu üretilecek belgelerin içerik, ölçek ve sunum biçimleri bütünleşmiş çalışma sürecinin amacına ve ne tür bilgi gerektirdiğine göre belirlenmelidir. Belgeleme, bir yapı yada alanla ilgili olarak görülen ve bilinen tüm bilgileri içermeli ve aynı ayrıntı ile sunulmalıdır. Belgeleme değişik araçlar kullanılarak ve değişik amaçlara yönelik olarak yapılmaktadır:

1.1. Jeodezi Etüdü:
Değişik ölçeklerde kullanılabilen bir jeodezi/yer yapısı haritası belgelemenin ilk aşamasını oluşturmalıdır. Bu belgenin, ülke koordinatlarına bağlanmış olması, ülkenin kültür varlıklarına ilişkin genel bir arşivin oluşmasında önem taşır.

1.2. Rölöve:
Belgelemenin bu bölümü, alanda değişik teknikler kullanılarak yapılan ölçümlerle yapıların ve alanların mevcut durumlarının çizimlerinin hazırlanmasını kapsar. Bu nedenle rölöve, bir yapının yada alanın mevcut durumunun belli ölçeklerde hazırlanan çizili belgeleri olarak tanımlanabilir. Bunlardan vaziyet planı, yapının konumlandığı parsel ve yakın çevresi gösterilmeli, kadastral desenle çakıştırılmış olmalıdır. Ayrıca, kültür varlığı parselinde yer alan diğer yapılar, müştemilatlar, kuyu, ağaç bahçe duvarı vb. öğeleri de içermelidir. Ölçek olarak, bilginin niteliğine göre 1/200 ya da 1/500 ölçek seçilebilir. Yapının belgelenmesinde ise planlar (kat planları, döşeme planları, tavan (üst yapı) planları, çatı planı): izlenebilen tüm cepheler, yapıyı tanıtmaya yönelik yeteri kadar kesit (yapının niteliğine göre 1/50 ya da 1/20 ölçekte olabilir) temel belgelerdir. Yapının temelden çatıya yapısal sistem ile malzemeyi tanımlamayı amaçlayan, en az iki tipik yerden geçirilen sistem detayı, mimari elemanlar ve süsleme öğelerinden tipik olanların 1/10 - 1/5 - 1/1 ölçekli belgeler olarak sıralanabilir. Bu belgelerin üretimi için iki değişik yöntem önerilebilir. Bunlardan ilkinde, alanda değişik araçların kullanılmasıyla yapılan ölçümlere göre çizimler alanda anında hazırlanır. Arkeolojik alanlardaki tek yapı ölçeğindeki rölöve
çalışmalarında bu yöntem tercih edilmektedir. Diğer yöntem ise, ölçülerin alanda alınması, ancak çizimlerin ofiste hazırlanmasıdır. Mevcut durumun çizimsel belgelenmesi sürecinde;

  • Topoğrafik ölçme teknikleri.
  • Geleneksel ölçüm teknikleri.
  • Fotogrametrik ölçüm teknikleri.

belgelenecek yapının niteliğine göre tek başlarına ya da birlikte kullanılırlar

1.3. Fotoğraflar ve Hava Fotoğrafları:
Bu belgeler yapının tanımlanmasına yardımcı olan ve yorum gerektirmeyen görsel belgelerdir. Mimari incelemeyi tamamlayıcı niteliktedir. Rölövelerde gösterilmesi mümkün olmayan bilgilerin belgelenmesi açısından önem taşımakta ve rölöveler ile bir bütünlük oluşturduğu taktirde anlam kazanmaktadır.

Hava fotoğrafı değişik araç kullanımı ile değişik zaman aralıklarında çekilmiş olan özellikle yapının çevresindeki dokunun biçimlenmesi ile alanın belli bir zaman dilimi içindeki durumunu incelemek için önem taşır.

1.4. Yazılı Belgeler:
Yazılı belgeler, kültür varlığı yapının konumundan başlayarak. genel mimari ve yapısal özellikleri ile sorun ve kaynaklarını içeren çizim ve fotoğraflar ile birlikte yapının mevcut durumunu aktaran ve gelecekte de kullanılabilir arşiv belgelerinden biridir. Yapının mevcut durumunun yazılı olarak tanımlanması, daha sonra gerçekleştirilecek müdahalelerden sonra ilk durumla karşılaştırma yapılması ve çizimsel belgelerde verilemeyen hususların anlatılabilmesi için de gereklidir. Yapının niteliğine ve belgeyi hazırlayan kişinin mesleki formasyonuna göre içeriği de değişen yazılı belgelerin mesleki formasyonlar ve bilginin niteliğine göre bütünleşmesi ve planlanması gerekmektedir.

2. İNCELEME/ ARAŞTIRMA

2.1. Teknik Analizler:
Yapıyı tanımlamaya. çözümlemeye ve değerlendirmeye yönelik değişik ölçek ve nitelikte bilgilerin derlenmesinden oluşan incelemelerdir. Bu bilgiler alanda yapının incelenmesi ve bilgilerin derlenmesini içerdiği gibi. yapıdan alınan verilerin değişik nitelikteki laboratuar ortamlarında yapılan analizleri sonucu elde edilen bilgileri de içermektedir.

2.1. Tarihi Araştırma:
Birincil tarihsel kaynaklardan elde edilen bilgiler yapının ve bulunduğu çevrenin tanımlanması ve değerlendirilmesi için önemli veriler sunarlar. Bu kaynaklar kitabe. vakfiye. kadı sicilleri. tapu kayıtları olmak üzere yazılı ve eski harita. gravür. minyatür. resim gibi görsel kaynaklar olabilir.

3. DEĞERLENDİRME

3.1. Karşılaştırmalı Çalışma:
Bu aşamayı yapının çözümlenebilmesi için benzer yapılarla karşılaştırılması oluşturur. Bu çalışmanın birinci amacı, o kültür varlığının değerlendirilmesinde benzer diğer yapılar arasındaki yeri ve önem derecesinin belirlenmesi, ikinci amacı ise, sorunlu bölümlerinin benzer yapılarla karşılaştırılarak çözümlenebilmesidir. Çünkü hemen hiçbir kültür varlığı herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar özgün özellikleri ile gelememiştir. Bunun yanı sıra değişik nedenlerden dolayı bazı bölümleri bugün kaybolmuş olabilir. Bu değişmişlik ve yok olmalar sonucu. yapının özgün halinin betimlenebilmesi. değişikliklerin yorumlanması için benzer diğer yapılarla karşılaştırılarak çözüm aranması gerekmektedir.

3.2. Restitüsyon: Dönemler ve Tamlama Çalışması:
Restitüsyon bir kültür varlığının zaman içinde geçirdiği müdahalelerin dönemlerini saptamak ve ilk yapıldığı ya da belli bir dönemdeki durumunun belirlenmesi için gerçekleştirilen tamlama olmak üzere iki amaç için yapılan bir araştırmadır. Bu araştırma çeşitli kaynaklara dayanarak hazırlanır. Bu kaynaklar arasında değişik dönemlerdeki müdahaleleri ya da yapının bugün mevcut olmayan bölümlerini çözümlemeye yarayan yapıdaki izler, yapı ile ilgili kişilerden edinilen sözlü bilgiler, çeşitli kaynaklarda bulunan yapı ile ilgili görsel yada yazılı belgeler (eski fotoğraf, yapının tanımı, gravür ve eski rölöveler) ve karşılaştırmalı çalışmadan elde edilen veriler yer alır.

3.3. Restitüsyon Analizi:
Yukarıda da değinildiği gibi, restitüsyon bazı varsayımlara dayalı değerlendirme ve yargıları içerebilen bir araştırmadır. Bu araştırmanın daha sonraki kültür varlığının korunmasına yönelik projelendirme sürecinde değerlendirilebilmesi ve onarım müdahalelerinin niteliklerinin belirlenmesinde kullanılabilmesi için restitüsyon araştırmasında öngörülen tamamlama, biçim, değiştirme vb. değişimlerin dayandığı kaynakların ne derecede güvenilir olduğunun kesin bilinmesi gerekmektedir. Restitüsyon analizi gerek kaynakların niteliği ve güvenirliğini gerekse restitüsyon çalışmasının güvenilirliğini anlatmak amacıyla hazırlanır.

4. KORUMA/ONARIM UYGULAMA PROJELERİ
Belgeleme, inceleme, araştırma ve değerlendirme sonucu çözümlenen ya da yorumlanan yapı ya da alanlar için uygulamaya yönelik çalışmaların başlangıcı olan kültür varlığının korunmasına yönelik koruma/onarım projelerinin oluşturulması gerekmektedir. Bu projelere ait detaylar aşağıdaki gibidir;

4.1. Yapıda Gerçekleştirilecek Müdahaleler:
Bir kültür varlığının korunma/onarımına yönelik proje hazırlama aşamasında en önemli konu yapının sürdürülebilirliğini sağlayacak müdahalelerin yapılmasına yönelik projelerin oluşturulmasıdır. Yapının fiziksel ve yapısal sorunlarının çözümlenmesini gerekli kılan bu projedeki müdahaleler yapısal bozulma ve deformasyonların çözümlenmesi. malzeme bozulmaların iyileştirilmesi ve yapıların bugün mevcut olmayan bölümlerine yönelik müdahalelerin belirlenmesi gibi çeşitli başlıklar altında sıralanabilir. Bu müdahaleler, kültür varlığının devamını sağlayan ve uygulamayı yönlendiren müdahaleler olduğu için yapının hangi bölümlerinde, ne tür malzeme kullanılarak ve nasıl bir teknikle gerçekleştirileceğinin ayrıntılı bir biçimde verilmesi gerekmektedir.

4.2. Restorasyon ve Yeni Kullanım Projesi:
Günümüzde geleneksel konutlar dışında çok az sayıda taşınmaz kültür varlığı yapı türü özgün işlevlerini devam ettirmektedir. Bunlar arasında dini nitelikli yapılar (cami, türbe, mescit, kimi kiliseler) da bulunmaktadır. Bu yapıların yapılış amacı, işlevlerinin değiştirilmesini olanaksız kılar. Ancak işlevlerini yitirmiş ya da farklı sosyo-kültürel bir yaşama göre oluşmuş yapıların. bugün gerek evrenseL. gerekse ulusal değerlendirme ölçütlerine göre. korunmasında yapıların yeni ve çağdaş işlevlerle kullanılması kaçınılmazdır. Çoğunun özgün işlevinin çağdaş yaşamda yeri yoktur. Bu yapıları hiçbir müdahale yapmadan. Çağdaş yaşam içinde değerlendirmek olanaksızdır. Bu nedenle kültür varlığı yapıların koruma/onarım projelerinde öneri işlevin gerektirdiği kullanımlar ve düzenlemeler ile buna bağlı müdahaleleryapının mekansal değerlerini koruyan. yapının fiziksel taşıma kapasitesini zorlamayan ve yeni kullanımın gerektirdiği malzeme seçiminin özgün malzemenin niteliklerine zarar vermeyen nitelikte olması gerekmektedir. Bu genel yaklaşımlar çerçevesinde kültür varlığı yapıların yeniden kullanımında doğru bir işlev seçimi yapılabilmesi için bazı temel ilkelerden hareket edilmesi gerekmektedir.
Bunlar aşağıda sıralanmıştır:

  • İşlev seçiminde, yapının tüm mimari. yapısal ve süsleme özellikleri korunmalıdır. Çünkü yapı bulunduğu konum ya da yerleşmede tarihsel, kültürel, sosyal. Ekonomik, belgesel, vb. değerleri açısından zaten bir müze ya da objedir. Bu nedenle öngörülen yeni işlevin yapının değerlerinin somut verisini oluşturan mekansal, mimari eleman ve süslemelerini ne ölçüde etkileyeceği düşünülmelidir. Özellikle sanayi yapıları özgün işlevleriyle ilgili birçok teknik ve mimari ayrıntı içerdikleri için, öneri işlevin bu ayrıntılarla uyumu, çözülmesi gereken bir tasarım sorunu olarak görülmelidir.
  • Kültür varlığı yapıların. nitelikleri ile uyumlu olmak koşuluyla belirli işlevleri üstlenebildiği ve bu işlevlerin yapıların potansiyelleri ile yakından ilgili olduğu unutulmamalıdır.
  • Yapılar, yeni kullanımın öngördüğü yeni malzeme vebilgilerle kapasitelerinin üzerinde yüklenmemelidirler.
  • Kültür varlığı yapının da sergilenmesi gereken bir öğe olduğu unutulmamalıdır.
  • Öneri işlev için gereken teknik donanımın yapının özgün yapısına zarar vermeyecek ölçek ve nitelikte tasarlanmasına çalışılmalıdır.

Bu ilkelerden yola çıkarak kültür varlığı yapıların kullanımında öneri işlev belirlenmesinde göz önünde tutulacak bazı ölçütler oluşturulabilir.
Bunlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Öneri işlev, kültür varlığı yapının kitlesel ve mekansal bütünlüğünü bozmamalı, mekansal kaliteleri korumalı ve zenginleştirmelidir.
  • Öneri işlevin gerektirdiği fiziksel müdahaleler. kültür varlığı yapıda bulunan mimari ve beze me elemanlarının izlenmesini güçleştiren ve kimi hallerde olanaksızlaştıran nitelikte olmamalı, bu müdahaleler kaldırılabilir ve değiştirilebilir nitelikte olmalı, gerek yapılması gerekse kaldırılması sürecinde yapıya zarar vermemelidir.
  • Yeni müdahalelerin kültür varlığı yapının özgün yapısından farklı olması ve kendini fark ettirmesi sağlanmalıdır.

4.3. Mühendislik Projeleri:
Yapının korunması ve kullanılması sürecinde gereken statik, elektrik, sıhhi tesisat vb. etütler sonucunda oluşan teknik raporlar ve projelerdir. Bu projelerinde kültür varlığı yapının özellikleri ve değerlerinden çıkan özel tasarımlar olması gerekmektedir.